5 Eylül 2011 Pazartesi

İstanbul'da Bisikletten Kimler Para Kazanacak?

Yurtdışında çoğu yerde bisiklet yolları ve park yerlerinin olması, insanların bisiklet kullanmaya teşvik edilmesi, bisiklet ile ilgili satılan ekipmanların bir pazar oluşturduğunu gördüğümüzde acaba Türkiye'de de bir gün bu tip uygulamalar başlayacak mı diye düşünmedik değil. Belli illerde pilot çalışmalar yapılsa da çok ciddi anlamda bugüne kadar basına yansıyan bir çalışma bugüne kadar olmadı.

Sonunda İstanbul'da bununla ilgili ciddi bir uygulama başlatılmış oldu. Bisiklet yolları yapılması için birkaç ay içinde ihaleye çıkacak olan ve İstanbul’un neresinde bisiklet yolu olabileceğini de saptayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi 1004 km'lik bisiklet yolu planlıyor. Şimdiden birkaç noktada bisikletlerin park edilebileceği "Bisiklet Park" adında ücretsiz park yerleri oluşturuldu. Ayrıca insanları teşvik etmek için ilk etapta ücretsiz ama sonradan ücretli olarak bisiklet kiralamaya da başlanmış oldu.


Peki bu pazardan kimler para kazanacak?

Türkiye'de bisiklet pazarına baktığımızda onlarca bisiklet kiralayan ve satan firma var. Bisiklet ekipmanlarına baktığımızda ise yavaş yavaş yükselen bir pazar olduğu gözlemleniyor. İnsanların sağlıklı yaşam tercihi, çevre kirliliğini azaltma isteği ve turistlerin kullanımına yönelik yaygınlaşan bisiklet kiralama uygulaması Belediye'nin bu desteği ile pazarın daha da büyümesine yol açacaktır. Pazar büyürse ve İspark'ın oluşturduğu bisiklet parkları ve kiraladığı bisikletleri talebe yetişmezse 2 farklı sektör ön plana çıkabilir. Mesela yurtdışındaki gibi bisiklet parkları oluşturan şirketlerin çıkması öngörülebilir. New York'da günlüğü 1$'a aylığı 20$'a bisiklet parkı sağlayan birçok firma var. Ayrıca bisiklet kiralayan şirketler talebi karşılamak için yurtdışındaki gibi elinde panolarla doluşan gençler ile farklı reklamlarla karşımıza çıkabilir. Ayrıca haftasonları şehir dışında bisiklet turları düzenleyen şirketler bisiklet kullanım bilincinin başlamasının rüzgarını arkalarına alıp bunu daha etkili şekilde pazarlayabilirlerse, mesela bisiklet parklarının olduğu yerlerde reklam panolarında duyuru yapmak gibi, yeni bir pazar oluşturabilirler. Bisiklet kaskları, güvenlik ekipmanları, eldivenler, kıyafetler, çantalar ve gözlükler gibi aksesuarları satan bir çok şirket interneti etkili şekilde kullanırlarsa ve Google'da etkili reklamlar ile ön plana çıkarlarsa güzel paralar kazanacaklardır.


Bisiklet ile toplu ulaşımı kullanmak isteyenler için yurtdışında olduğu gibi otobüsün önüne bisiklet takılması gibi uygulamalar başlayabilir, tabi işe yetişmek için 1 dakika bile beklemeye tahammülü olmayan yurdum insanı bisikletini otobüsün önüne bağlamasını bekler mi bunu bilemem. Peki İstanbul'da insanlar bisiklet kullanımına hazır mı? Özellikle kışın yağmurlu havalarda arabayla bile gitmek zorken bisikletle insanlar nasıl seyahat edecek? Yolda motorsiklet süren insanları sıkıştıran zihniyet acaba yolda bisikletli insanlara nasıl davranacak bunu zamanla göreceğiz ama hiçbirşey olmamasından iyidir.

8 yorum:

Nilay dedi ki...

Uygulanabilirse hem hava kirliliginin azalmasi ,insanlarin saglikli yasama adim atmasi, hemde ogrencilerin hayatini kolaylastirmasi acisindan muazzam bir uygulama olacaktir. Ayrica sehire modern bir hava katacaktir. Sizinde yazinin sonunda belirttiginiz gibi tek kaygi insanlarimiz birbirlerine bukadar hosgorulu olabilecek mi?

Adsız dedi ki...

Ben bir peyzaj mimarı olarak bu tür bir çalışmanın tasarımından planlamasından uygulama aşamasına kadar görev alması gerekenlerin peyzaj mimarları olduklarını düşünüyorum.Bunun için gerekli birçok çalışmayı daha okul dönemlerinde yapan bizlerin katkısının çok olacağını düşünüyorum.

Onur S. dedi ki...

Antalya'da da birkaç yıldır bisiklet kullanımını teşvik etme amaçlı çalışmalar yapılıyor ancak sonuç maalesef olumludan pek uzak. Bisiklet yolu adı altında mevcut kaldırımların üzerine sarı çizgiler çizerek veya sırf yol yapmak için kaldırımın kenarına çakıl dökerek olacak birşey değil bu. Öncelikle çocukların korkmadan bisiklet kullanabileceği ortamı yaratmak gerekiyor ki, o nesil büyüyünce bisiklet kullananlara saygılı sürücüler olsunlar. İstanbul da ki çalışmaları merakla takip edeceğim.

Omer Kızıl dedi ki...

açık olmak gerekirse bu iş istanbulda tutmaz, en azından bahsedildiği ölçüde tutmaz. bir furya olarak basının da yüklemesi ile patlar ama bu iş şehrin sadece bazı yerlerinde kalır. sona yavaşça söner gider. şimdi diyeceksiniz ki sen nerden biliyon. 1- istanbul düz bir alana kurulu bir şehir değil. 2- yeni kurulumuş bir şehir olmadığından cadde ve yollar bu tür bir uygulama için müsait değil. 3- biz sonradan görme bir milletiz illada arabamız olsun isteriz. hatta her sene daha üst modelle arabamızı yenileriz. 4- toplum bu tür bir uygulamayı kaldırabilecek genel eğitim seviyesine ve şehirliik kültürüne sahip değil.
saygılar. ihsan

Murat Erdör dedi ki...

Gözlemlerinizde son derece haklısınız ama bu yaşam stilinin de illa ki şöyle yda böyle benimseneciğini düşünüyorum. Dediğiniz gibi İstanbul düz bir alan değil belki bisiklet yolları da ağırlıklı olarak daha düz taban olan yerlere yapılır. Milletin görgüsüzlüğü ve araba kullanma isteği konusu nasıl aşılır onu bilmem ama :)

Adsız dedi ki...

Uzun süredir 15 dakika yürüme mesafesinde olan evim ve işim arasında alternatif ulaşım planları üzerinde duruyorum. Tam bisiklet alacakken can havli ile bütün dostlarım ve yakınlarımdan aman alma nidaları yükseldi,peki bir motorsiklet alsam gidip gelsem pır pır diye karşı atakta bulunduumda ise sakın seni trafikte sıkıştırırlar aman sakın alma nidaları devam etti. Özetle şu ki siz ne kadar niyetli olursanız olun şehrin gerçekleri sizi alternatif bir ulaşımdan uzaklaştırıyor hele birde bayansanız durum dahada vahim.

Mehmet Akif dedi ki...

Öncelikle ahlaksız dolmuşcuların belediye tarafından zehirlenmesi gerek :) ayrıca bisiklet hırsızlığına karşı nasıl bir önlem alınır bilmiyorum bizim azılı insanımızı yola getirmeleri biraz zor. Kıt kanaat gönlümce bir bisiklet dizdim ama kendi odamdan dışarda bir yere koyamıyorum bilmem bu cahilliğin sonu nereye varır.

hammurabi dedi ki...

Dünyanın hiçbir yerinde açık bisiklet parklarından zaten para talep edemez. O yüzden o dandirik sarı bisiklet demirlerinin ücretsiz olduğunun ispark tarafından vurgulanması rezillikten başka bir şey değildir. Ne zaman kilitli bisiklet kabinleri yaparlar, o zaman para verilebilecek bir durum çıkar ortaya. Avrupa'da örnekleri var.

Diğer olay da bisiklet yolları için. Farkında olan var mı bilmiyorum ama, Kadıköy'de Seven galerinin köşesinden başlamak suretiyle Moda dondurmacılara kadar uzanan bir bisiklet yolu var? Gerçekten var. Ama fiziksel olarak bir bisiklet yolunun işleyebilmesi için üzerinde bunu talep eden bisikletlilerin bulunması lazım. Düzenli kullanım halinde de yol üzerindeki yaya, çöp kutusu, masa, sandalye gibi engellerin kalkması...

Kısacası daha doğmamış çocuğa don biçen aç gözlü zihniyetle, üç tane bisikletliden nasıl para kırarız diye düşünmek olayı sevimsizleştirmektedir.