müşteri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müşteri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2012 Cuma

Müşteri Memnuniyeti için Milyonlar Harcamak?

20-30 sene önce şirketlere "2000'li yıllardan sonra ürünü sattıran en önemli şeylerden birisi müşteri memnuniyeti olacak" deselerdi herhalde çoğu kişi buna gülerdi ama rekabetin inanılmaz boyutlara geldiği günümüzde artık bu en önemli şey oldu. Konuyla ilgili bir sürü şirket yazılımlar alıp müşteriye özel  bir hizmet sunmaya çalışıyor,  çalışanlarını müşteriye en iyi şekilde davranmaları konusunda eğitiyor, kişiye özel indirim kuponları veriyor, ofislerinde/dükkanlarında en iyi servisi vermeye çalışıyor. İnternet siteleri ise müşteri ürüne sadece bilgisayardan bakıp aldığı için geri iade garantisi verip onların gönlünü kazanmaya çalışıyor. Kısacası bu konuda bir çok şeyler yapılıyor, büyük paralar harcanıyor kimisi yaptıklarının geri dönüşünü en iyi şekilde alıyor kimisi ise belki de yaptığı stratejik hatalardan dolayı yaptığı harcamalarla kalakalıyor.

Halbuki atlanan bir nokta var, müşteri memnuniyeti için milyonlarca $ harcamaya gerek yok. Samimi olup insanları mutlu edecek ve şaşırtacak birşeyler yaparsanız müşterilerin senelerce anlatacağı bir hikayenin baş kahramanı olabilir ve akıllara olumlu şekilde kazınabilirsiniz. Hem de ufacık bir bütçeyle ...  6 Aralık 2011 günü Chigago'dan San Francisco'ya Virgin America ile seyahat eden yolcuların yaşadıklarını aşağıdaki video'da izleyince sizlerde bana hak vereceksiniz. Banana Rebuplic ve Virgin America yaptıkları bu aktiviteyle müşterilerini memnun etmekle kalmayıp parayla bile yapamayacağı reklamı da yapmıştır. Darısı Türk firmalarının başına ...





26 Kasım 2011 Cumartesi

İş Telefonuyla Yapılabileceğiniz 10 Şey


1) Çalışmaktan sıkıldıysanız insanları işletebilirsiniz.
2) Ben aç duramam derseniz öğlen saati gelmeden yemek siparişi verirsiniz.
3) Vaktiniz bolsa izdivaç programlarını arayıp evlenmek isteyenlere talip olabilirsiniz.

Yok ben profesyonelim, telefonun gücüne ve herşeyin telefonla başladığına inanıyorum diyorsanız;

4) Rakiplerinizin çoğu telefonun gücünü bilmediği için siz bunu etkili şekilde kullanarak farklılık yaratırsınız.
5) Satış yaparsınız.
6) Veritabanınızı güncellersiniz.
7) Olası müşterilerle tanışabilmek için randevu alırsınız.
8) İnsanlara hizmetinizle ilgili bilgi vermek için ofisinize getirtebilirsiniz.
9) Web sayfanızdaki iletişim formunu dolduran kişiyi arayıp hangi hizmetinizin uygun olduğunu bulursunuz.
10) Mevcut müşterinizden referans alıp bu kişileri arayabilir ve şirketinize yeni müşteriler kazandırabilirsiniz.

Kısacası telefonun gücüne inanın, iletişim ilk başta telefonla başlıyor ve gelişiyor.
Yaptığımız telemarketing eğitimlerinden sonra insanların telefonu daha etkili kullanıp satışlarını artırdıklarına ve müşteri memnuniyetinde ilerleme sağladıklarına şahit oluyorum. Burada önemli olan telefon ile ilgili ne yapmak istediğinizi planlamanız ve hedefler koymanız. Şimdiden iyi aramalar ...



19 Kasım 2011 Cumartesi

Müşteriden Referans Almak - Yaşanmış Hikaye


Piyasada bir sürü ürün seçeneği varken ve hangisini alacağınız konusunda karar veremezken bu deneyimi yaşamış ve mutlu olmuş bir arkadaşınızın tavsiyesini dinlemezmiydiniz? Bu soruya eminim birçoğunuz evet diyecektir çünkü kullandığı ürün veya aldığı hizmetten memnun olmuş bir arkadaşınız aynı faydadan sizinde yararlanmanızı isteyecektir. 

Yaptığım satış eğitimlerinde katılımcılara mevcut müşteriler sayesinde yeni müşteri kazanmaya yönelik çalışmalar yapıp yapmadıklarını sorduğumda konuyla ilgili bir şey yapılmadığını hayretler içerisinde görüyorum. Halbuki ürünlerinizi ve hizmetinizi bilen bir müşteri yapacağınız bir sürü pazarlama çalışmasından çok daha etkili olacak ve neredeyse sıfır maliyetle müşteri sayınızı ve cironuzu hızlı bir şekilde artıracaktır. Aşağıda bahsettiklerim bana çok şeyler öğretmiş gerçek bir hikayedir. Mevcut müşteriden referans almak ile sessiz sedasız başlayan kampanyanın seneler sonra ne kadar çok ses getirdiğini okuyacaksınız. 

Zamanında eski çalıştığım bir şirkette mevcut müşteriler sayesinde yeni müşteri edinmek için çalışmalarda bulunmuştuk. Uygulamaya başlarken bize yeni müşteri sağlayacak kişiyi mi ödüllendirsek yoksa yeni gelecek insanlara mı indirim versek diye düşünmüş hatta uzun süre tartıştık. İnsanların arkadaşlarını kullanıp para kazanacağı intibası yaratmamak için mevcut müşterilere, arkadaşlarının bize gelmeleri halinde onlardan dolayı indirim alacaklarını söylemiştik. Bunu adreslerine gönderdiğimiz broşürün yanına koyduğumuz mektup ve e-posta göndererek duyurmuş ve sene sonunda referans sayesinde %5 oranında yeni müşteri kazandığımızı gözlemlemiştik. Başlangıç için hiç de fena değildi.

Bir sene sonra ise aslında mevcut müşteriyi de ödüllendirmemiz gerektiğini düşünerek hem onlara hemde yeni gelecek müşteriye indirim vermiş, bu sefer postalama ve e-posta göndermenin dışında mevcut müşterilerin hepsini sene sonunda tek tek arayarak referans alma yolunu seçmiştik. Özellikle telefon ile iletişimden dolayı o sene yakaladığımız oran %13'lere çıkmıştı ama hala eksik yaptığımızı düşündüğümüz birşeyler vardı.   

Üçüncü senenin başında çok düşük maliyetlerle yeni müşteri kazanmak hoşumuza gitmiş ve kampanyayı daha nasıl etkin hale getirebiliriz diye planlar yapmıştık. O sene farkında olmadan bir çok konuda kendimize dersler çıkarmış ve parayla satın alınamayacak bir deneyim elde etmiştik. İlk başta kendimizi müşterinin yerine koymuş ve düşünmeye başlamıştık. İki sene boyunca iyi kötü birşeyler yaptığımızı ama bazı şeyleri daha etkili yapabileceğimizi farketmiştik.

Bizden hizmet alan müşterilere sene sonunda ulaşmak yerine hizmeti aldıktan sonra en geç iki hafta içinde telefonla aramanın daha etkili olacağını düşündük. Bu sayede mevcut müşterinin de aldığı hizmetten memnun kalıp kalmadığını anlık olarak ölçme şansına sahip olduğumuz gibi kötü deneyim yaşamış olanlara da özel bir uygulama yaparak memnun etmeye çalıştık. Böylece hakkımızda olumsuz konuşacak müşteri sayısını azalttığımız gibi ilk başta aldığı hizmetten memnuniyetsiz olan ama sonrasında sorunu çözülen kişilerin en baştan beri memnun olan müşterilere göre çok daha fazla insanı bize yönlendirdiğine şahit olduk. Bu arada ilişkiler sıcakken mevcut müşterilerden eski yıllara göre çok daha fazla referans almayı başarmış hatta mevcut müşterilere de yaptığımız özel kampanya sayesinde onlarında gene hizmetimizden faydalanmalarını sağlamıştık. Kısacası 1 taşla 3 kuş vurmuştuk.


İnsanların arkadaşlarına x firmaya git benim ismimi ver 100$ indirim alacaksın demek yerine kendi el yazıları ile doldurarak verecekleri özel indirim çekinin kendilerini daha önemli hissetmelerini sağlayacağını düşündük. Ayrıca üzerinde son kullanma tarihi olan indirim çeki verilen kişi önünde fiziki birşey olmasından dolayı daha hızlı karar verecekti. Her müşterimize 8 adet indirim çeki gönderdik ve bu çekle gelip bizden hizmet alan müşteriler olursa kendilerinin de bundan kazançlı çıkacağını belirttik. Böylece mevcut müşteri elindeki kısıtlı sayıdaki indirim çekini her önüne gelene değil bizim hizmetimizle gerçekten ilgilenebileceğini düşündüğü kişilere verecekti.

Kampanya sonuçları inanılmazdı! Sene sonunda ofisin her yerinde mevut müşteri tarafından doldurulup arkadaşlarına verilmiş indirim çekleri vardı. İki senelik deneyim sonunda birtakım ufak değişiklikler yaparak hem müşteri memnuniyetinde çok büyük artışlar sağlamış hem de sene sonunda eski müşteri sayesinde gelen müşteri sayısı %22'lere ulaşmıştı. Asıl sürpriz ise sene sonunda yapılan bütçe toplantısında ortaya çıkmıştı. Bir önceki seneye göre daha fazla müşteri gitmesinden dolayı bir sürü masraf yapılmasına rağmen referansla gelen müşterinin düşük maliyetinden dolayı kişi başı yapılan pazarlama masraflarında gözle görülür bir düşüş yaşanmıştı. Yapılan masraflardaki artışın hızı, yapılan cironun artış hızından daha düşük olduğu için kişi başı maliyet inanılmaz derecede düşmüş ve o seneyi çok iyi bir karla kapatmıştık.

Üç senenin sonunda aldığım dersler ise;
Mevcut müşterinin gücüne kesinlikle inan ve uzun soluklu ilişki geliştir!
Mutsuz müşterini memnun edersen hem hakkında olumsuz konuşulmasını engellersin hem de memnun müşteriye göre daha fazla referans alırsın!
Mevcut müşteriye ulaşmak için sene sonunu bekleme, ilişkiler sıcakken en geç 2 hafta sonra ara.
Telefonu sadece yeni müşteri edinmek için kullanma, eski müşterine de telefonla ulaş.
Söz uçar yazı kalır, o yüzden insanlara mesaj gönderirken bunu teyid eden ve ellerinde tutabilecekleri birşey de göndermeyi ihmal etme (indirim çeki)
Sadece mevcut müşterin sayesinde gelen müşteriyi değil eski müşterini de mutlaka ödüllendir.
Gönderdiğin indirim çekinde mutlaka son kullanma tarihi olsun ki insanlar hızlıca harekete geçsin.
Kendini müşterinin yerine koy ve yapacağın kampanyaya birde onun gözüyle bak.
Kendi ülkendeki insanı tanı, kendilerini nasıl prestijli hissedeceklerini bil ve ona göre davran.

Bu arada merak edenler için belirteyeyim, sonraki senelerde ne olduğuna değinmedim çünkü özellikle üçüncü sene aldığımız dersleri bu yazıda belirtmek istedim. Ama bilmek isterseniz sosyal medya'nın da gelişmesiyle  projeyi bu kanaldan da etkin şekilde duyurduk, özellikle kurduğumuz Facebook Fan Page bu anlamda çok işe yaradı. Sunulan hizmet yurtdışında dil eğitimi olduğu için sonraki senelerde bizimle seyahat etmiş olan üniversite öğrencilerden ekipler oluşturup her üniversitede üç-dört temsilcilik kurduk. Bu sayede etkili olmak istediğimiz bütün üniversitelerde para ile yapamayacağımız bir tanıtım, ucuz maliyetli yeni kayıtlar ve uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir marka bilinirliği yarattık.

30 Ekim 2011 Pazar

Müşteri Bilgilerini Etkili Kullanabilmek

Geçen haftaki yazımda müşterilerden hangi bilgilerin alınması gerektiği hakkında bilgi vermiştim. Alınan bilgileri müşteri ile ilişkide kalacak ve satışa çevirebilecek şekilde kullanmazsak o kadar emek vererek aldığımız bilgilerin hiç bir değeri olmaz. Peki bu bilgileri nasıl etkili kullanabiliriz?

E-Bülten Gönderimi
Belirli periodlarda elinizdeki e-posta adreslerine promosyonlarınız, ürünleriniz, yeni hizmetlerinizden bahsederseniz müşteri ile iletişim halinde kalabilirsiniz. E-bülteni haftada bir göndermek yerine belki 2 haftada bir veya aylık göndermek insanları sıkmayacağı gibi ilgilenmelerini sağlayabilir.

Gönderdiğiniz e-bültenlere koyduğunuz linkler sayesinde müşterileriniz web sayfanıza yönlendirileceği için web sayfanızın trafiği artacağı gibi insanlara daha detaylı bilgi verme şansına da sahip olursunuz. Linklerin altına koyacağınız "e-tag" sayesinde hangi müşterilerin hangi linklere tıkladığını ve nelerle ilgilendiğini rahatlıkla görebilir ve belki yeni bir e-posta gönderimi yaptığınızda tamamen o kişinin ilgilendiği konuyla ilgili bir haber gönderebilir ve müşterilerinizin daha fazla ilgisini çekebilirsiniz.

Sms Gönderimi
Bir dönem çok kullanılan bu yöntem malesef tüketicilerin artık tepkisini çekmektedir. Bu yüzden müşterilerinize sms göndermeden önce bir kez daha düşünmenizi öneririm.

E-bülten ve sms gönderimini yapmadan önce sadece bu kanallardan haber almak isteyen müşterilerinize bunu yapmanız çok önemlidir. Her şirketten spam e-mail almaktan sıkılan müşteriler kendi rızası dışında gelen ve İzinli Pazarlama (Permission Marketing) kavramına saygı göstermeyen şirketlere güven duymamaktadırlar. Bu arada e-bülten gönderimi yaparken "e-bülten'den çıkmak istiyorum" butonu mutlaka olmalı ve buna tıklayanlar bir an önce e-mailing listenizden çıkartılmalıdır.

Yeni Ürün Tasarımı ve Kampanyalar
Elinizdeki verileri iyi analiz edip müşteri kitlenizin kimlerden oluştuğunu anlarsanız sonuç getirecek kampanyalar hazırlamanız, onlara yönelik ürün tasarlamanız ve elinizdeki hizmet veya ürünleri onların anlayacağı dilden anlatmanız çok daha rahat olacaktır. Elinizdeki data 18-25 yaş grubu ise verilecek mesajlar farklıyken 35-45 yaş arası için çok daha farklı unsurları ön plana çıkartmanız gerekebilir.

Müşteri Takibi ve Telemarketing
Herkesin ticari bir işletme olduğunu ve bu işletmelerin satış ile hayatta kaldıklarını gözönüne alırsak müşterilerin sizden ürün almalarını teşvik etmeniz gerekmektedir. Bunun için müşteri takibi (follow up) hayati önem taşımaktadır. Sizden bilgi almak için internetten bilgisini gönderen müşterilerinizi aynı gün mutlaka aramalı, ihtiyacını anlamalı, sisteme ne konuşulduğu girilmeli ve müşteri hizmetinizle ilgileniyorsa ileriki bir tarihe geri aramak için not koymalısınız. Böylece etkin bir şekilde müşteri takibini yapabilir ve müşteriyi hizmetinizden yararlanmasını sağlayabilirsiniz. Aynı şekilde ofisinize gelen veya telefonla sizi arayan müşterilerinizin bilgileri de sisteme anında girileceği için bu kişileri de telemarketing yaparak mutlaka takip etmelisiniz. Bu sayede sadece bilgi almak için sizinle iletişime geçen müşterileri rahatlıkla eleyebilir ve satış yapabileceğiniz kişilere rahatlıkla odaklanabilir, bir sürü enquiry içinde kaybolmazsınız.


22 Ekim 2011 Cumartesi

Müşterilerden Hangi Bilgileri Almalı?

Geçen haftaki yazımda şirketlere gelen müşteri bilgilerinin (enquiry) yeteri kadar değerlendirilmediğini ve gözden kaçırılan her enquiry'nin sektöre göre değişmekle beraber değerinin 20$ -60$ arasında değiştiğini paylaşmıştım. Şirketler olası müşterilerden fazla bilgi alma sevdasına düşüp, ki bunların çoğu sonradan kullanılmıyor, insanların sıkılmasına ve bu bilgileri paylaşmamasına sebep olmaktadırlar. Halbuki şirketin yapacağı aktivitelere göre kullanabileceği kadar az ve öz alınan bilgiler her zaman çok daha verimli olacaktır. Aşağıda müşterilerden (telefonla arayan, internete formunuzu dolduran veya ofise gelen) alınması gereken belli başlı bilgi başlıklarını yazdım. Bu bilgilerin dışında da mutlaka alınabilecek bilgiler olabilir ancak ben herkesin sıklıkla aldığı bilgilerin üzerinden geçeceğim.

İletişim bilgileri ve doğum tarihi
Ad soyad gibi bilgileri herhalde tartışmaya gerek yok, mutlaka alınması gerekir. Eğer sunduğunuz ürün/hizmet cinsiyete göre değişiklik gösteriyorsa bu bilgiyi de almalısınız.Sunduğunuz ürün/hizmet insanların yaşına yönelikse doğum tarihini almakta fayda var. Mesela sunduğunuz ürün gamı 13-18 yaş grubu için farklı, 18-25 arası için farklı, 25 yaş ve üzeri için farklıysa bu bilgi sizin için çok değerli olacaktır. Böylece pazarlama çalışmalarında elinizdeki datayı doğum tarihine göre ayrıştırıp her kesime farklı mesaj ile ulaşabilirsiniz.

Ev-iş telefonu yerine cep telefonu almak daha mantıklıdır. Artık herkese cep telefonundan her zaman ulaşma şansınız vardır. İleride yapacağınız sms kampanyası içinde bu numaralar işinize yarayacaktır. Eğer alabiliyorsanız hem özel hem de iş e-mailini almanız iyi olur. Eğer tek bir e-posta adresi alabiliyorsanız özel mailini almanızda fayda var çünkü iş değişikliklerinde iş mailinin bir geçerliliği olmuyor.

Eğer çalışma şekliniz posta yoluyla broşür gönderme üzerine kurulu değilse adresin önemi yok. Genelde iş adreslerinin verilmesinden dolayı herhangi bir iş değişikliğinde bu bilgi geçerliliğini yitirmektedir. Tabi bu bilginin sıkça güncellenmesi için verilecek emek ve zamanı da hesaba katmanız gerekiyor. Bu bölümde sadece şehir bilgisinin alınması sizin için çok faydalı olabilir çünkü sene sonunda enquirylere baktığınızda hangi illerden başvuru olduğunu görmek pazarlama faaliyetlerinizi planlarken fikir verebilir. Mesela x ilden çok enquiry geliyorsa orada yapılan çalışmanın ses getirdiğini düşünüp aktivitelere devam etme kararını verebilir, ya da o ilde hiçbirşey yapmamışsanız bir kaç aktivite planlayabilir hatta oradaki potansiyele göre bir bayilik bile verebilirsiniz. Tabi bu kararları verirken sadece x ilden enquiry çok gelmiş diyerek yol alamazsınız ama en azından diğer parimetrelerle beraber bir fikir verebilir. Belki önceki senelerin rakamlarıyla karşılaştırmak biraz daha anlamlı olabilir.

Bizi Nereden Duydunuz
Bu sorunun cevabını alabilirseniz yaptığınız çalışmaların ne kadar doğru olup olmadığını ölçümleyebilirsiniz. Herkes tarafından bilinen bir marka değilseniz bunu mutlaka bilgi formuna koymalı veya müşteri ile konuşurken sormalısınız. Nerelerde görünürlük sağlıyor ve aktivite yapıyorsanız bunları sisteminize koyup müşterilerin verdikleri cevaplara göre bu bilgiyi sisteminize girmelisiniz. Google, Facebook, x gazetesi ilanı, referans, y alışveriş merkezinde stand çalışması gibi. Eğer kategori bulamadığınız bir müşteri varsa bunları da diğer adı altında sisteminize atmalısınız.

Enquiry tarihi
Müşteriyle temasa geçtiğiniz gün bilgilerinizi alıp sisteme girdiğinizde mutlaka o günün tarihi ile girmelisiniz. Bu size ilerleyen zamanlarda hangi periodlarda enquirylerin arttığıyla ilgili bilgi verir. Mesela yurtdışına öğrenci gönderen bir kurumun enquiryleri Mart-Haziran arası artar çünkü insanlar çoğunlukla yazın yurtdışına gittikleri için araştırmaya da bu dönemde başlar ve firmaları ararlar. Birde x tarihinde yaptığınız bir aktivitenin ne kadar ses getirdiğini enquirylerin artmaya başlamasıyla da anlayabilirsiniz.

İlgilendiği ürün/hizmet
Eğer sunduğunuz 4-5 farklı spesifik ürün varsa müşterinin hangi ürünle ilgilendiğini öğrenmekte fayda vardır. Bu sayede ilgili ürün gamıyla ilgili bir promosyon olduğunda herkese duyurmak yerine sadece o ürünle ilgilendiğini söyleyen kişilere duyurup mesaj kirliliği yaratmazsınız.

Alınan bilgileri girmek için piyasada satılan bir paket program alabilirsiniz ancak burada seçici olmanızı öneririm. Sonradan üzerinde değişiklik yapabileceğiniz bir CRM programı alırsanız ihtiyaç olduğunda yeni bilgi girme yerleri ekletebilirsiniz. Program almak için bütçeniz yoksa işe basit bir excel dosya ile de başlayabilirsiniz. Burada en önemli nokta bilgilerin doğru alınıp bekletilmeden sisteme girilmesi ve internet üzerindeki formunuzun çok fazla bilgi istemeyen bir formatta olmasıdır. Hiç kimse sırf siz mutlu olun diye uzunca formları doldurmak istemeyecektir.

Haftaya müşteri bilgilerini nasıl verimli kullanırız bunları sizlerle paylaşacağım.

14 Ekim 2011 Cuma

100 TL'ler Çöpe Gitmesin, Satışla Değerlensin

Diyelim ki bir ürününüz/hizmetiniz var, harika bir web sayfası yaptınız, hedefe uygun mecralarda tanıtımlar ve pazarlama aktiviteleri yaptınız. Amacınız hem online -offline yaptığınız aktiviteler sayesinde şirketinize bir sürü müşterinin ulaşması ve bunlara satış yapmak. İnternet sitenize koyduğunuz iletişim formunu her gün bir sürü insan doldurup size gönderiyor hatta ofisinizi de hem telefonla arayanlar hemde gelenler oluyor. Buraya kadar herşey çok güzel. Peki bu aday müşterilerin (enquiry) bilgilerini bir programa doğru bir şekile girip takibini (follow up) iyi yapabiliyor musunuz? İşte bütün mesele bu ...

Enquiry follow up yani sizden bilgi isteyen müşterilerin takibi satış aşamasına giden en önemli yoldur. Hangi sektörde olursanız olun elinizdeki müşteri datasını iyi analiz edemezseniz yaptığınız yatırım çöpe gidecektir. Size gelen bir enquiry (telefonla, kapıdan veya internet kanalıyla) zaten sizden bilgi almak isteyen kişi manasına geldiği için bunu iyi değerlendirip gereken takibi yaptığınızda genelde satışa dönüşecek ve kapı kapı dolaşıp yeni müşteri aramanıza gerek kalmayacaktır. Ama çoğu zaman bu enquirylerin öneminin kavranmadığını, değerinin bilinmediğini ve gerektiği kadar üzerinde durulmadığını gözlemliyoruz. Halbuki bir enquiry'nin bedelini bilsek buna nasıl yaklaşmamız gerektiğininin önemini bir kez daha anlardık.

İçinde bulunduğunuz sektör, şirketinizin büyüklüğü, yaptığınız masraflar vs değişiklik gösterse de genelde bir enquiry'nin bedeli 20$'dan başlayıp 60$'a kadar çıkabiliyor. Bunu hesaplamak aslında çok kolay, şirketinizin yaptığı tüm masrafları kalem kalem toplayın, kira, maaşlar, internet, telefon, broşür basımı, ulaşım ve aklınıza gelebilecek her türlü masraf. Diyelim ki senelik masrafınız 100,000 TL ve size senede 1,000 enquiry geliyor. Demek ki elinizdeki bir enquiry 100 TL değerinde.

Yani o akşam saati siz yorgunken ofise gelip "başınızı şişiren" müşterinin bilgi kağıdı, bundan birşey olmaz deyip sisteme bilgisini girmediğiniz internetten başvuran müşteri, öğlen vakti siz tam yemeğe çıkarken bilgi almak için ofisinizi arayan müşterinin almadığınız iletişim bilgileri ya da o an meşgulüm deyip sisteme sonra girerim diye atladığınız ve bir daha bilgi kağıdını bulamadığınız o müşterilerin her biri 100 TL değerinde. Bir kağıt parçasındaki bilgi 100 TL olabilir mi? Bu hesaba göre oluyor işte!

Haftaya 100 TL değeri olan bu kağıt parçasında (yani enquiry'de) hangi bilgilerin olması gerekiyor bundan bahsedeceğim....

Not: Yukarıda bahsi geçen rakam sadece kolay anlaşılması için tamamen hayal mahsülüdür.






22 Ağustos 2011 Pazartesi

İş Hayatında E-Posta Kullanımında Sıkça Yapılan Hatalar



E-mail kullanımı gün geçtikçe artmaya başladı ancak ülkemizde hala bununkullanımı ile ilgili hatalar yapıldığını sıkça gözlemliyoruz. Bunların bazısı sonradan telafi edilebiliyor ancak sonrasında çok büyük sıkıntı yaratan e-postalar önünüze gelebiliyor. Özellikle müşteri ile olan yazışmalarda yapılan hatalar karşı tarafın markaya olan bağlılığını ve güvenini azaltabiliyor. Bu anlamda dikkat edilmesi gereken bir kaç konuyu sizlerle paylaşıyorum.

24 saat içinde cevap vermek
Müşterilerden gelen e-postalara 24 saat içinde kesinlikle cevap verilmelidir. Hatta gelen e-posta bir şikayet içeriyorsa müşteriyi hemen aramak çok daha etkili bir çözüm olacaktır. O anda müşterinin sorununu çözemeyecekseniz bile “e-mailinizi aldım ve ilgili kişiye ilettim” veya “e-mailinizi aldım, size bununla ilgili en kısa zamanda geri dönüş yapılacaktır” şeklinde cevap vermeniz müşteriyi kısa süreli de olsa rahatlatacaktır. Mailine cevap alamayan müşteri attığı e-postanın spam kutusuna düştüğünü veya kendisiyle ilgilenilmediğini düşünebilir. Bundan 6 ay önce üyesi olduğum bir spor merkezine bir şikayet e-maili attım. 3 gün boyunca cevap gelmeyince aradım ve e-mailimi alıp almadıklarını sordum. Bana satış yapan müşteri temsilcisi e-mailimi aldığını ve bunu müşteri ilişkilerine aktardığını belirtti. Halbuki ben müşteri temsilcisinden "mailinizi aldım, ilgileneceğim" diye bir cevap almayınca ya mailimin spam kutusuna düştüğünü ya da benimle ilgilenmediğini düşünmüştüm. Halbuki e-mailim ellerine geçmiş ve müşteri temsilcisi kendince elinden geleni yapmıştı. Müşteri e-maillerine 24 saat içinde cevap vermek bu tip yanlış anlaşılmaları ortadan kaldıracaktır. Bu arada attığım o maile 3 hafta sonra geri dönüş yapıldı ki, bu da firmanın ciddiyetsizliğini gösteriyordu. Ve son önemli nokta, müşteri temsilcisi firmasıyla ilgili şikayet maili aldıktan sonra müşteriyi 1 hafta sonra arayıp "sorununuz çözüldü mü" diye de araması gerekiyor. Mailinizi aldım diye aramayan müşteri temsilcisinden "sorununuz çözüldü mü" diye telefon beklemek zaten hayal olurdu.

Kızgınken mail atmamak
Müşteriler şikayetçi olduklarında çok kızgın mailler atabilirler. Bu tip e-maillerde söylenenleri şahsınıza almadan müşterinin sorununu çözmek çok önemlidir. Eğer sizde aynı şekilde bir cevap verirseniz işin içinden çıkılmaz hale gelecek ve ileride bu yazdıklarınız sizin aleyhinize kullanılabilecek bir delil olacaktır. Kızgın iken yazdığınız e-maili kaydedin ama göndermeyin. Ertesi gün aynı e-maile bir kez daha baktığınızda ne kadar isabetli karar verdiğinizi daha iyi anlayacaksınız.

"Şirket dışındayım" mesajını koymak
Şirket içinde herkesin e-mailinde kullandığı imza formatı aynı olmalıdır yoksa kurumsal kimlik bozulur. Ve çok atlanan bir konu, eğer 1 günlüğüne bile olsa ofis dışında olacaksınız ve e-postalarınıza cevap veremeyecekseniz lütfen “out of office” mesajı koyun. Size e-mail atıp akşama kadar sizden cevap bekleyen ve sonunda dayanamayıp ofisi aradığında sizin o gün izinli olduğunuzu öğrenen müşteri buna sinirlenecektir. Ertesi gün konuştuğunuzda “dün ofis dışındaydım o yüzden cevap veremedim kusura bakmayın” açıklaması çok profesyonel gözükmeyecektir.

Günün sonunda her zaman olduğu gibi kendimizinde ofisimiz dışında bir müşteri olduğumuzu düşünüp “bana ne yapılsaydı hoşlanmazdım” dersek aynı şeyleri karşımıza gelen müşterilere de yapmayız.