kartvizit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kartvizit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2011 Cumartesi

Kartvizitteki Bilgilerin Etkili Şekilde Kullanımı

Geçen haftaki yazımda kartvizit tasarımları hakkında bilgi vermiş ve hangi bilgilerin yer alması gerektiğini belirtmiştim. Son dönemlerde bu konuda bazı web sayfalarının çok aktif olduklarını ve klasik matbaacılık anlayışından farklı bir platforma doğru bir kayma olduğunu gözlemliyoruz. Web sayfalarında sunulan binlerce hazır şablon üzerinden müşteri istediği tasarımı yapıyor, siparişini veriyor ve kartlar eline kargo yoluyla ulaştırılıyor. Bunlardan http://www.zazzle.com/ ve gene uluslararası olan ama Türkçe sayfasıyla hizmet vermeye başlayan http://www.vistaprint.com.tr/ ilk akla gelen web sayfaları.



Alınan kartvizitlerin saklanması ve bu bilgilerin kullanımı her zaman büyük sıkıntı olmuştur. Bazı şirketler bu problemi ortadan kaldırmak için kartvizit tarayan ve bu bilgileri bilgisayara kaydeden scanner piyasaya sürmüştür ancak bu işlemin zahmetli oluşundan dolayı ben farklı bir yöntem kullanıyorum. Kullandığım metot sayesinde işinden ayrılan kişilerin kartvizitlerini bilgisayardan arayıp silme zahmetinde bulunmadığım gibi tek bir tuşla ilgili kişinin yeni bilgilerini sisteme girebiliyorum. Metot dedim ama aslında bu hepimizin bildiği Microsft'un Excel programı. Kartları gene saklıyorum, zaman zaman bakma ihtiyacı duyarsam kartvizitlikten bakıyorum, tanıştığım herkesin kartına mutlaka tarih ve yer yazdığım için "ne zaman biraraya gelmiştik" sıkıntısını da çekmiyorum.



Oluşturduğum excelde ad-soyad-telefon-email vs gibi başlıklar olduğu gibi birde hatırlama sıkıntısı çekmemek için "nereden"  gibi bir başlıkta ekliyorum. Aile, lise, üniv., master, askerlik, x işyeri, y işyeri, linkedin kontak vs gibi 20'ye yakın başlığımın olması sayesinde bayramda, yılbaşında ve diğer özel günlerde e-posta gönderdiğimde her gruba farklı mesaj atabiliyorum. Sevdiklerimizi hatırlamak için güzel vesile olan bu günlerde herkesin attığı tek tip sıkıcı mesaj yerine daha sıcak ve ilgili kişiyi tanıdığımı hatırlatan bir e-posta atmış oluyorum. Ya da iş hayatından tanıştığım birisine çiçekli böcekli (mesela) bayram mesajı yerine daha oturaklı bir e-posta gönderme şansım oluyor.


Tabi bu excel dosyayı yıllar içinde geliştirip eklemelerde bulunuyorum. Mesela sosyal medya işin içine girdiği için bir kolonda Facebook için açtım ve orada arkadaşmıyız değilmiyiz bunun da notlarını almaya başladım. Eğer arkadaşım değilse ve eklemem gerekiyorsa rahatlıkla kimi eklemem gerektiğini görebiliyorum. Böylece iş hayatındaki insanlara ve arkadaşlarıma kısacası elimdeki veritabanına duyurmak istediğim şeyleri bayramda seyranda 3-4 e-posta ile değil sosyal medya sayesinde her zaman duyurma şansım oluyor ve daha fazla iletişim halinde kalmamızı sağlıyor. Excel dosyanın bilgisayarda fazla yer kaplamaması, her zaman ulaşılabilir olması, istediğiniz zaman kolaylıkla her türlü bilgiyi ekleme ve çıkarma şansınız olması büyük kolaylık sağlıyor.

Şirketlerin yüzbinlerce müşterisine bir sürü para vererek kurdukları CRM sistemleri sayesinde gönderdikleri kişiye özel mesaj sistemini ben çok daha ufak bir dataya sıfır bütçe ile ama ciddi zaman ayırarak mütevazi bir şekilde yapmaya çalışıyorum. Tabi bu dataları her zaman güncellemek, dönen mailler olduğunda yenilerini girmek inanılmaz sabır isteyen bir şey ama bence değiyor çünkü kartvizit üzerinde kalan bilgileri etkili bir şekilde kullandığımı biliyorum. Bu sistem sayesinde iş hayatında bir sürü insanla temas halinde kalabilmeyi becerdiğim gibi yeni insanlara da rahatlıkla ulaşabiliyorum. Tabi sevdiğim ama zaman ayıramadığım arkadaşları da hatırlamak işin en güzel kısmı oluyor. 10 senedir benden e-posta alan birisi "o kadar iş değiştirdim, annem babam bile zaman zaman mail adresimi bilmezken senin beni hep hatırlaman inanılmaz bir şey" demesi zaten son noktayı koyuyor.

24 Eylül 2011 Cumartesi

Yaratıcı Kartvizit Sayesinde Rakiplerin Önüne Geçmek

İş dünyasında her gün yeni birisi ile tanışıp kartvizit alışverişinde bulunuyoruz. Bu değiş tokuş sonrasında yeni alınan kart masamızda biriken yüzlercesinin arasına karışıyor ve her iki taraf içinde asıl sorunlar burada başlıyor. Bir firmayla ortak çalışma yapmak için kartını veren kişi rakiplerin kartları arasında kayboldum mu diye düşünürken kartı alan işveren ise elindeki yüzlerce kartı nasıl kategorize edeceğini ve istediği kartı kolaylıkla nasıl bulurum derdine düşüyor. Tabi birde sene sonunda ofis temizliği yapılırken kart sahiplerinin hangisi hala aynı şirkette devam ediyor, hangi kartı saklamalıyım, bu kişiyle ne zaman tanışmıştık gibi sorular da işin cabası. Kartvizitlerin doğru şekilde muhafaza edilmesi ile ilgili konu birazda veritabanı yönetimi ile alakalı olduğundan bunu gelecek hafta daha detaylı yazacağım. Bu hafta doğru kartvizit tasarımı sayesinde rakiplerin bir adım önüne nasıl geçeceğimizi ve geleneksel kartvizitlerin teknolojiye yenik düşüp düşmeyeceği hakkında düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.

Kurumsal şirketlerin belirli bir çizgisi olduğundan basılı materyal firmanın oluşturmuş olduğu kurallar çerçevesinde basılır ve sık değişiklik göstermez ama daha ufak şirket sahiplerinin bu anlamda yapabilecekleri bir çok şey var.  Rekabetin gün geçtikçe arttığı iş dünyasında sattığınız ürün ve hizmet ne kadar iyi olursa olsun satış aşamasında bir sürü kriter devreye giriyor. Konuşma tarzınız, vücut diliniz, giyim stiliniz gibi unsurlar zaten herkesin son zamanlarda dikkat ettikleri konular ancak çoğu kişinin doğru kartvizit ile rakiplere göre avantaj sağlayacağı akıllarına gelmiyor. Sadece vermek için yapılmış kartvizit zaten kendini ele veriyor, elinizdeki kartlara lütfen bir göz atın ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Kimisi çok karmaşık, kimisi çok sade, kimisi hedeften çok uzak, kimisi ise boyut olarak diğerlerinden daha ufak veya büyük. Peki doğru kartvizit nasıl olmalı, bir kartvizitte olmazsa olmazlar nelerdir, bunun yazılı bir kuralı varmıdır? Matbaa sahibi değilim, renk ve tasarım analizcisi de değilim ama bugüne kadar herhalde binlerce kişinin kartını almış, bunları saklamış ve kullanmış bir kişi olarak gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum, eminim çoğunuzda bunlara katılacak hatta yeni eklemeler yapacaksınız. 

Kağıt Baskısı
Daha ucuz olsun diye kartınızı ince bir kağıda bastırmamak lazım, bu tip kartlar ufak bir bükülmede formunu kaybeder. Birde ince kağıda basılan kartların arkadan bakıldığında bilgilerin görülmesi profesyonel olmayacağı gibi ilk etapta dokunma duyusuna hitap edeceği için ele alındığında belli kalınlığı sayesinde kendisini hissettirmesi lazım. Matbaacınızdan farklı kalınlıktaki kartvizit örneklerini alıp görsel olarak bakmak ve gözlerinizi kapatıp dokunduğunuzda ben buradayım diyen kart kalınlığını seçmek ilk aşamada önemlidir.

Boyut
Bazen farklılaşmak adına değişik boyutlarda yapılan kartvizitler ile de karşılaşıyoruz. Bu tip kartlar farklılık yarattığı gibi sıkıntı da yaratabiliyor çünkü bin tane kartvizitin arasında kartvizit kutusuna sığmadığı için farklılıktan çok kara koyun gibi algılanabiliyor ve ister istemez olumsuz bir önyargıya sebep olabiliyor.

Renk ve Baskı Şekli
Koyu renkte olan kartların üzerine bir not almak istenildiğinde sıkıntı yaratır. Bu sebeple genelde beyaz kartvizit kullanımı genelde ideal bir renk seçimi olacaktır. Aynı şekilde kartın üzerine yapılan selefon baskı su ve diğer dış etkenlerden koruma sağladığı için tercih edilen bir baskı yöntemdir ancak hem kartın üzerine not alamama sıkıntısı hem de dokunulduğunda kağıt hissiyatı vermemesinden dolayı bence kaçınılması gereken bir yöntemdir.

Hangi Bilgiler Yer Alacak?
Bulunduğunuz sektöre, yaptığınız işe ve karşı tarafta yaratmak istediğiniz etkiye göre koymak isteyeceğiniz bilgiler değişebilir. Avukat veya doktorsanız daha oturaklı ve belirli formatlarda bir kartvizitiniz olabilir ancak reklam ajansınız varsa daha renkli ve yaratıcı kombinasyonlar yaratabilirsiniz. Burada benim her zaman karşılaştığım konu cep telefonu numarasının basılıp basılmamasıdır. Bazı kişiler her dakika müşterinin kendisini aramasını istemediğinden kartına cep telefonu numarasını yazmamakta ve istediği müşteriye cep telefonunu vermeyi tercih etmektedir. Müşteri bulmanın zorlaştığı bu dönemde bence böyle bir lüksümüz yok, size o anda ulaşamayan müşteri emin olun elinin altında cep telefonu olan rakibinizi aramaktan çekinmeyecektir. İstisnai durumlar dışında mutlaka bir cep telefonu numarasının olmasında fayda var ancak istenmeyen zamanlarda aranmaya başladığınızda belli bir saatten sonra cep telefonunuzu kapatabilir ama genelde müşterinin aklında ulaşılabilir birisi olarak kalırsınız. Bu sayede en azından gün içinde gelebilecek telefonları ve olası satış imkanını kaçırmamış olursunuz. 


Bunun dışında şirket bilgisi, ünvan, adres, web sayfası, e-posta, varsa işyeri telefonu ve faksı ve şirket logosu zaten olması gerekenler arasında yer almaktadır. Burada yaratıcı fikirler devreye girebilir ve farklı tasarımlar da yapılabilir. Mesela sosyal medya kanallarını kullanan birisiyseniz ve insanlarla bu kanallardan da iletişim içinde olmak isterseniz bunların da adreslerini yazmanızda fayda vardır. Özellikle Facebook, Twitter gibi sayfalarda yaptıklarınızı anlık olarak duyurma şansınız olduğu için ilgili kişi sosyal medya ağınıza katılırsa yaptıklarınız hakkında fikir sahibi olur ve rakipleriniz ilgili kişiyle senede 2-3 defa görüşürken siz hep göründüğünüz için akılda kalmanız çok daha kolay olacaktır. Kartın çift tarafı kullanımı da son zamanlarda yaygınlaşmaya başladı, özellikle akılda kalmak icin fotoğrafını kartvizitine bastırmak bence gayet akıllıca bir fikir. Bu arada daha çok yurtdışında kullanılan uqr code kullanımı sayesinde iletişim bilgileriniz degişse bile kartvizinizdeki kare kodu tarayan kişi en güncel bilgilerinize ulaşacaktır. Bütçesini en efektif şekilde kullanmak isteyenlerin de kartvizitlerinin ucuna delik açıp aynı zamanda ürün etiketi olarak kullanmaları da son zamanlarda yaygınlaşan bir uygulama olarak göze çarpıyor. Bazı şirketlerin yüzlerce farklı tasarım sunarak internet üzerinden kartvizit satışı yapmaya başlamaları bu konunun ne kadar önemli oldugunu bir kez daha gösteriyor. 

Akıllı telefonların yaygınlaşması sonucunda bir çok yeni uygulamalar piyasaya sürülüyor. Bunlardan birisi de dijital kartvizit diye adlandırılan, kartvizit saklama, kaybetme riski ve bilgileri kategorize etme derdini bitiren yeni bir uygulama. Bump Technologies'in bu uygulaması  sayesinde iki kişinin telefonlarını tokuşturmasıyla karşılıklı kimlik bilgilerinin paylaşılması sağlanıyor. Hatta sadece iletişim bilgilerinizi paylaşmakla kalmayıp ürünlerinizin fotoğraflarını da karşı tarafın telefonuna yükleyebiliyorsunuz. Eminim uzun vadede bir çoğumuz bu tip uygulamalara eninde sonunda geçecegiz ama ben geleneksel kartvizitlerin daha uzun seneler kullanılacağını düşünüyorum.