sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2011 Pazar

Sağlıklı Restaurant Zinciri Çok İş Yapar!

Günümüzde sağlıklı yaşam herkesin gündeminde. Son zamanlarda açılan vitamin dükkanları, gazetelerde ve dergilerde yayınlanan sağlıklı yaşam reçeteleri, ardı ardına açılan spor salonları ve yaşam süresinin uzaması bunu uzun süre gündemde tutacağa benziyor. TV'lerde yayınlanan sabah kuşak programlarının sağlık bölümlerinde doktorların alınan günlük kaloriye dikkat çekmesinden dolayı insanlar eskisinden daha fazla bilinçliler. Her ne kadar bu kadar yayın olmasına rağmen halen bazı konularda bilgi sahibi olmadığımızı düşünüyorum. Mesela yediğiniz ufak bir kek dilimin 400 kalori olduğunu biliyor muydunuz? Ya da keyiflenmek için içtiğiniz aromalı kahvelerin kalori deposu olduğundan ne kadar haberdardınız? Bir öğle yemeğinde zaman kaybı yaşamamak için yenen hamburger menülerinin 1000 kaloriden az olmaması ise ağızları açık bırakacak bir rakam olarak önümüze geliyor. Kilo vermek veya mevcut formumuzu korumak için günlük yemek yeme alışkanlıklarımıza dikkat etmemiz isteniyor fakat büyük şehirlerde yaşayan insanların günün 2 öğününü dışarıda yedikleri göz önüne alınırsa bunu her zaman yapmak çok da kolay değil.


Halbuki özellikle ev yemekleri yapan yerlerde yediğimiz yemeğin kalorisini bilsek seçimlerimizi daha bilinçli yapmazmıydık? Ya da yapılan yemeklerde ne tip malzemeler kullanıldığı yazsa içimiz daha rahat etmez miydi? ABD'de artık çoğu yerde hangi yemekte ve içecekte kaç kalori olduğu menülerde belirtiliyor ve insanlar buna göre tercihlerde bulunuyor. Peki bu uygulama Türkiye'de yapılsa ve yemek menülerinde fiyatların yanında kalorilerde yazsa hoş olmaz mıydı? Bence bu fikirden yola çıkılıp yeni bir konsept restaurant fikri Türkiye'de oluşturulabilir ve çok da iş yapabilir. Sağlıklı yaşam bilinci rüzgarını da arkasına alıp, işyerlerinin oldukları yerlerde konumlanan zincir restaurantlar akıllı stratejilerle yönetilirlerse çok ses getirebilir. 


Sade bir dekorasyon, menülerde kalori bilgilerinin yanısıra kullanılan malzemelerin de belirtilmesi, kalori hesabının profesyonel bir diyet uzmanı tarafından yapıldığının resmi belgelerle gösterilmesi, doğal ürünlere ağırlık verilmesi bu restaurantta olması gereken ilk özelliklerden olacaktır. Tabi sağlıklı yaşama destek veren farklı bir konsepti olduğundan ilginç promosyon ve uygulamalara da imza atılmalıdır. Mesela bu restaurant zinciri belli bir miktarda yemek yiyen müşterilerine anlaşacağı spor kulubünden indirimli üyelik sağlayabilir, yapacağı yarışmada müşterilerinden üç ayda en fazla kilo veren veya kilosunu koruyana bir aylık ücretsiz yemek verebilir. Bu tip uygulamalar burayı alışılmış restaurant kavramının dışına çıkmasını sağlayacaktır. Müşterilerine e-postayla göndereceği haftalık bültende evlerinde de denemeleri için kalorisi az lezzetli yemeklerin tariflerini göndererek insanlar ile bağlarını daha da güçlendirecek ve evin içine girmeyi başardığı için aile dostu bir mekan olarak algılanmasını sağlayacaktır.


İlk etapta ticari olarak saçma bir fikir olarak düşünülse de insanların azda olsa yürümelerini teşvik etmek için paket servisinin olmaması iyi bir PR yapıldığı takdirde gazetelerde parayla yapamayacağı kadar görünmesini sağlayacaktır. Son zamanlarda açılan bir çok zincir cafe ve restaurantların birbirine çok benzediğini düşünürsek sizce de diğerlerinden farklılaşan böyle bir restaurant zinciri tutmaz mı ne dersiniz?

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Ramazan'da Satışlar Nasıl Artırılabilir?

11 ayın sultanı Ramazan'dayız, bu mübarek ayda paylaşımlar artar, iftar sofraları kurulur, aile bireyleri her zamankinden daha fazla biraraya gelir ve manevi duyguların fazlaca olduğu güzel bir dönem geçirilir. Tabi her ramazanda olduğu gibi herkes işlerin azaldığından şikayet etmeye başlar. Özellikle gıda işiyle uğraşanlardan bunu sıkça duyarız ki bu da gayet normaldir. Ramazanda restaurant ve cafe işletenlerin "iftar Menüsü" gibi çalışmanın ötesinde müşteri çekmek için bir çalışma yapmadıklarını yıllarca gözlemliyoruz. Peki bu dönemde daha farklı, daha ilgi çekici ve yaratıcı çalışmalar yapılarak normal aylardaki gibi olmasa bile durgun geçen bu dönem canlandırılamaz mı? Her mekan için geçerli olmasa bile bazı lokanta veya cafelerin yapacağı "nerede o eski Ramazanlar" cümlesini anımsatacak aktiviteler yapılırsa hem cirolar bir miktar artabilir hem de çok daha keyifli bir Ramazan süreci yaşanabilir.

Herşeyden önce Ramazan ayında insanların neye dikkat ettiğini, bir mekandan ne isteyeceklerini, nelerin onları mutlu edeceğini iyi düşünüp ona göre planlama yapmak gerekir. Bu planlamalar sonrası Ramazan öncesi mevcut müşterilere yapacağınız Ramazan etkinliklerini el afişi, dükkana asılacak duyuru levhası veya e-posta ile duyurursanız daha en baştan avantajlı konuma geçersiniz. Müşteri kitleniz bunlardan ne kadar erken haberdar olursa o kadar etki yaratacaktır ve mutlaka mekanınıza gelmek aklının bir köşesinde olacaktır. Özellikle Ramazan aylarında eskiye olan özlem daha da artıyor bu anlamda bu mübarek ayda eski gelenekleri yaşatmak ön plana çıkıyor. Akşam iftar vakti insanları mekana çekebilmek ve uzun süre mekanınızda oturmaları için gereken ücretsiz aktiviteleri koymak gerekmektedir. Burada tek başına gelip oturacak insanlar olduğu gibi ailesi ile de gelenleri düşünüp herkese hitap edecek farklı çalışmalar planlanırsa başarı sağlanabilir. Önerilere gelirsek;
  • Haftanın belli günleri iftar sonrası Hacivat - Karagöz gösterileri yapılıp özellikle çocuklu aileler mekana çekebilir. Bu günlerde gelenseksel kıyafetleriyle çocuklara macun dağıtmak da ayrı bir hava katabilir.
  • Haftanın 1 veya 2 günü meddah gösterileri düzenlenebilir.
  • Erkekleri cezbedebilmek için eğer varsa o gün iftar sonrası plazma TV'den maç yayını izletilebilir. Hatta pazar akşamları geç saatlere kadar süren spor tartışma programları açık tutulabilir.
  • Her konuyla ilgili konusunda uzman konuşmacılar çağrılabilinir. İftar sonrası yapılacak sunumlar soru-cevap şeklinde olursa herkes aklındaki soruları sorar, bilmedikleri konular hakkında bilgilenir, sunum daha interaktif ve başarılı olur. Konu seçiminde ramazanda beslenme vs gibi konular olabileceği gibi Osmanlı İmparatorluğu ile alakalı bambaşka ilgi çekebilecek konularda seçilebilir.
  • Özellikle haftasonlarında ertesi gün iş olmadığı zamanlarda sahur için uygun fiyatla menüler sunulursa evde yiyecek birşeyler hazırlamak yerine mekana gelip sahur bitene kadar arkadaşlarıyla oturacak kitle yakalanabilir.
  • Oruçluyken insanların konsantresi azalacağından onlara her konuda en ince ayrıntıya kadar yardımcı olmak müşteri hizmeti anlamında sizi diğer mekanlara göre bir adım öne geçirecektir. Eğer masalar için rezervasyon aldıysanız gün içinde ilgili kişiyi arayıp hatırlatmak, özel bir isteğinin olup olmadığını sormak insanların çok hoşuna gidecektir.
  • Bu dönemde hazırlanacak menü tamamen Ramazana özel olmalı, hafif ve insanı yormayacak besinlerden oluşmalıdır. Ramazan öncesi yapacağınız aktiviteleri duyururken bununda altını mutlaka çizmekte fayda var çünkü insanlar bu dönemde kilo almaktan ve iftarda fazla yediklerinden dolayı rahatsızlandıklarından çokca bahsederler. Bu yüzden ramazana özel hafif, sağlıklı ve bir o kadarda lezeetli olduğu vurgulanacak menüler ilgi çekecektir.  
Burada amaçlanan çok paralar kazanmak değil sadece mekana birazda olsa canlılık katmak, insanlara güzel bir Ramazan ortamı yaratmaktır. Ayrıca bu dönemde rakiplerinizin bir adım önüne geçip insanların sizi tanımanıza fırsat sağladığınız için mekanınızı ve sunumunuzu beğenen kişiler size hep gelmeye devam edecektir. Sıcak bir aile ortamı yakalanır, eski Ramazanları anımsatacak şekilde aktivitelerde yapılırsa iftar zamanı mekanınıza gelecek kişi sayısında artış olacağı gibi hafta sonları sahura kadar oturacak büyük bir kitle yakalayabilirsiniz.

Herkese hayırlı Ramazanlar ...